Kayıtlar

GEÇMİŞE YOLCULUK (Nazan İpşiroğlu, Halit Ziya Uşaklıgil, Geçmişe Yolculuk)

Resim
  Nazan İpşiroğlu, Karşılaşmalar ve Düşündürdükleri kitabından Halit Ziya Uşaklıgil Bir tatil günü babam bize   “çocuklar hazırlanın bugün Halit Ziya Beye gidiyoruz” diyor. Bizde bir heyecan. Romanlarından   tanıdığımız bu önemli yazar acaba nasıl biri? Annemin kitapları arasında onun romanlarını bulup karıştırmaya girişiyoruz. Ama zaman yok. Bugün olsa açar interneti bakarsın. Hakkında yazılanları okur, görsellere bakar anlam çıkartmaya çalışırsın. Muhsin Beyle olduğu gibi acaba onunla da iletişim kurabilir miyiz? Gerçi Muhsin Beyi küçük yaşta tanımıştım. Şimdi artık çocuk değilim. Bu ziyaret nereden çıktı? Babam onu tanıyordu da annem mi tanışmak istemişti? Hiç bilmiyorum. Her neyse. Şimdi Yeşilköy’de (gerçekten yeşil bir köy, beton köyü değil) çok güzel ağaçlıklı bir bahçe içinde bir ahşap konaktayız. İçeriye buyur ediliyoruz. Halit Ziya Bey bizi karşılıyor. Çok sevimli beyaz saçlı, beyaz bıyıklı yaşlı bir bey. Az sonra hanımı geliyor. Memnune Hanım. Onun için aynı ş...

OKUYUP MİMAR OLACAĞIM (Nüshet Ak, Geçmişe Yolculuk)

Resim
      OKUYUP, MİMAR OLACAĞIM. Benim kuşağımdan olan Nüshet ve Sema Ak bizim arkadaşlarımız. Her ikisi de mimar.  Uzun yıllara dayanan bir dostluğumuz var. Sema'nın yanındaki de arkadaşımız Ayşe Hattatoğlu. ÇYDD'de GENÇLER İÇİN okuma kitabını hazırladığımızda  Nüshet'den de kendi yaşamını  yazmasını istemiştik.  Amacımız başarı öykülerini toplamaktı. GEÇMİŞE YOLCULUK bölümünde bir hafta annemin yaşamından bir kesit yayınlarken, bir hafta da bir arkadaşımızın öyküsünü paylaşıyorum.    B ir tepenin güney yamacına kurulup, zamanla düzlüğe yayılan köy. İki yanında eski evlerin yer aldığı darsokaklar, ortasında yüzyıllara tanıklık etmiş bir koca çınarın bulunduğu meydanda birleşiyor. Oluklarından soğuk sular akan köy çeşmesi, kahvehaneler, muhtarlık, cami, bakkal, berber, meydanın etrafında yer alıyor. Biraz ileride, okul, evimiz ve kasabaya giden yol vardı. Köyden, bahar rüzgârında yeşil bir deniz gibi dalgalanan, çocukken içinde kaybolduğ...

GEÇMİŞE YOLCULUK (Nazan İpşiroğlu; geçmişe Yolculuk, Haldun Taner)

Resim
  HALDUN TANER 1930’lu yılların başındayız. Şişli’de İtalyan lisesinde bir hocanın dört katlıbahçeli apartmanının ikinci katında oturuyoruz.Apartmanda başka çocuklar da var. Bahçede oynayabiliyoruz. Annem Seniha Bedri, babam Bedri Nedim, ablam Ulya ve ben Nazan. Annemle babam konak hayatından geliyorlar. Büyük anneler, teyzeler, halalar, hizmetçilerin giremediği, anahtarları büyük hanımın belinde asılı kilerler, harem, selamlık... Annemle babam 1920’de evlenmişler, gelin ya da içgüvey gibi durumlardan kaçınmışlar hemen ayrı eve çıkmışlar. Çocukların da gelmeleriyle bir çekirdek aile oluşmuş. Biz okula gitmiyoruz. Okul çağına geldiğimizde annem bizimle çalışıyor. Daha önce Almanca ve piyano öğrenimi başlıyor. Babamın hepimizin kafasına sokmak istediği temel ilke çalışma...Bugün geriye baktığımda bunda çok başarılı olduğunu görüyorum. Çalışma hepimizin yaşamında hep ön plandaydı. Annem zaten çok okurdu. O yıllarda ikinci dil olarak öğrendiği Almancadan çeviri yapmaya başladı. Böyle...

GÖK GÖZÜME DOLACAK (Seza Aksoy, Geçmişe Yolculuk)

Resim
Seza Kutlar Aksoy'la beraber ÇYDD ve Fethiye Sanat ve Kültür Günleri  çerçevesinde birlikte çalıştık.  Onun ŞİŞKO PATATES kitabıyla katıldığı  beş çocuk kitabını Sevim Ak, Mavisel Yenel, Nazan İpşiroğlu ve Zehra İpşiroğlu'nun kitaplarıyla birlikte yayınladık. Özgeçmişini anlattığı bu yazı   Nazan İpşiroğlu ve Şeyda Ozil'le birlikte  ÇYDD bünyesinde yayına hazırladığımız  GENÇLER İÇİN OKUMA kitabından alındı. GEÇMİŞE YOLCULUK bölümünde bu değerli yazıyı paylaşıyorum. GÖK GÖZÜME DOLACAK Tanınmış çocuk ve gençlik yazarı Seza Kutlar Aksoy bu öyküsünde kendi yaşamını doğuşundan, bebekliğinden, bugüne değin geçen süreci öyküleştiriyor. Kendisini bir öykü kahramanı yapıyor. Böylece yazar bir gözlemci olarak, Seza’nın bir taşra kentinde nasıl doğduğuna, yetiştiğine, kendi olanaklarını ve yeteneklerini keşfettiğine adım adım tanık oluyor. Çocuk Seza düş gücü çok zengin olan bir kız, yetişkin Seza ise bir gün bu yeteneğinden yararlanarak yazar olmaya karar ver...

GEÇMİŞE YOLCULUK (Nazan İpşiroğlu, 3. Geçmişe Yolculuk)

Resim
  GEÇMİŞE YOLCULUK, ANNE BABA EVİ, MUHSİN ERTUĞRUL VE ÇÖL FARESİ Muhsin Ertuğrul   Büyük babam Bedri Nedim Göknil, annem, anneannem Seniha Bedri Göknil ve Yıldız Moran  Esintiler Bölümünü Gülsüm Cengiz'in Kayaköy şiiriyle bitiriyorum.   Yeni bölümün adı Geçmişe Yolculuk. bundan sonraki yazılarında bu bölüm çerçevesinde  bir hafta  annemin, bir hafta arkadaşlarının yaşamlarından kesitler paylaşacağım.  Kaynakça: Nazan İpşiroğlu, Karşılaşmalar ve Düşündürdükleri ve Gençler İçin kitapları) Anne Baba Evinde 1930’lu yılların başındayız. Şişli’de İtalyan lisesinde bir hocanın dört katlıbahçeli apartmanının ikinci katında oturuyoruz.Apartmanda başka çocuklar da var. Bahçede oynayabiliyoruz. Annem Seniha Bedri, babam Bedri Nedim, ablam Ulya ve ben Nazan. Annemle babam konak hayatından geliyorlar. Büyük anneler, teyzeler, halalar, hizmetçilerin giremediği, anahtarları büyük hanımın belinde asılı kilerler, harem, selamlık... Annemle babam 1920’de evlen...

KAYAKÖY ŞİİRİ (Gülsüm Cengiz, Esintiler)

Resim
  KAYAKÖY ŞİİRİ   I   Kayaköy’de küskün yüzü evlerin, bakışları dargın pencerelerin… Kırılmış yontu, karalanmış resim ve utancı geçmişin taş duvarlarında kilisenin…   Havada ağır bir yasın uğultusu, ot bürümüş odalarda zorla bırakılmış yaşamların tortusu… Sarmış evleri çepeçevre diz boyu papatyalar, korkudan büyümüş gözleriyle sessiz tanıkları gibi geçmişin.   Kayaköy’de sesinin izi var hala; rüzgarın kanadında, çalıların bürüdüğü yollarda, her avluda, her kapının ardında. Titreşiyor sözcükleri kalanın ve gidenin.   II   -Hoşça kal komşu… Ocakta ateş sarnıçta su, yüreğimde ağusu bırakıp gitmenin… Ah, çiçekte domatesler, ellerimle diktiğim…   -Komşu gitme! Ocakta bazlama tencerede yeni sağılmış sütü keçilerin, çanakta balı kardeşliğin, dallar silme zeytin… Gel bölüşelim…   -Hoşça kal komşu… Biz ki güneş yüzlü insanları Işık ülkesinin; aynı toprağa...